Translate

Turkiyeli jurnalist Sevket Talha Apuhan Eli Kerimli haqda

Turkiyeli jurnalist Sevket Talha Apuhan Eli Kerimli haqda: Gurbet bazı insanların kaderidir. O payla paylanmışlardır. Gurbet onların içlerindedir. Nereye giderlerse gitsinler gurbeti ve gurbetin hüznünü kalplerinde taşırlar. Size bu insanlardan birini anlatmaya çalışacağım. O da kendi ülkesinde gurbette. Çünkü pasaportu elinden alınmış vaziyette ve ülkesinden dışarı çıkmasıyla ilgili adı konulmamış bir yasakla karşı karşıya…
Onu ilk defa 2004 Yılının Aralık veya Ocak ayında, Bakü’de AXCP’nin merkez binasının önünde görmüştüm. Arabasından inen ve kapıda karşılanan bu adamı çok iyi tanıyordum. O Elçibey, Keleki’ye gittiğinde partisini emanet ettiği ve Bakü’ye dönüşünde bıraktığından daha güçlü bir halk cephesini kendisinden teslim aldığı adam: Ali Kerimli idi.
Genç yaşında önemli devlet görevlerinde bulunmuş bu adam daha çocuk yaşta, Hukuk Fakültesi öğrencisi iken Rusya’ya karşı yürütülen meydan hareketinin düzenleyicilerinden olmuş, yani hayatının her devrini ve her anını Azerbaycan için harcamıştı.
Geçtiğimiz gün odatv ye verdiği röportajı okuyunca gözümde 6 Kasım 2005 ve 6 Kasım’a giden süreç canlandı. O günlerde AXCP Genel Merkezine sıkça gider, nice dostla saatler süren sohbetler ederdik. O sohbetlerde bir kez daha inanmıştım ki, Azerbaycan topraklarından PKK çıkarılacaksa, Azerice yeniden Türkçe, Azeri hak ettiği gibi yeniden Türk adlanacaksa Ali Kerimli ve onun temsil ettiği değerler Azerbaycan’da iktidar olmalıdır. O dönemde demokratik hareket kendine renk olarak turuncu rengi seçmiş, bu Türkiye’deki milliyetçi çevrelerde tepkiyle karşılanmıştı. Oysaki ben bugün, dünde söylediğim gibi tekrarlayabilirim ki: Azerbaycan muhalefeti istediği kadar turuncuya bürünsün, onun zihnindeki ve yüreğinde ki renk Kırmızı-Mavi ve Yeşil’dir. Zaten mitinglerde en çok göze batan sembol bozkurt olmuştu lakin bu bizim çevrelerde es geçilmiş, Ali Kerimli bir yargısız infaz ile karşı karşıya bırakılmıştı.
Nitekim 6 Kasım 2005’de dünyayı saran demokrasi rüzgârları Bakü’ye uğramadı ve Azerbaycan demokrasi yolunda bir darbe daha almış oldu. O dönem de benim de inandığım ve sıkça dillendirilen bir söz vardı: “Azerbaycan muhalefeti bitmiştir. Ali Kerimli bitmiştir. Artık toparlanmamak üzere bitmiştir” Çünkü ben kırılan ümitlerin bir daha tamir edilemeyeceğini düşünüyor, milletin büyük beklentisinin boşa çıkmasının bir yılgınlık ve inançsızlık doğuracağını düşünüyordum. Oysaki öyle olmadı, Kerimli bir kez daha gerçek bir lider olduğunu gösterdi ve AXCP’ni toplamayı başardı. Bugün Ali Kerimli’de, Elçibey’den emanet aldığı partisi de dimdik ayakta ve yeniden Azerbaycan’da iktidar olacakları günü bekliyorlar.
Bununla beraber Azerbaycan’da muhalefet yapmak ve muhalif olmak belki de dünyanın en zor işlerinden biri. Zira öyle zamanlar oldu ki, muhalefet bir binası dahi olmadan sokaktan siyasi faaliyetlerini yürütmek zorunda bile kaldı. Sadece bunlar mı? Hayır. Ali Bey, burada yazmak istemediğim birçok iftira ve karalama kampanyasının da hedefi oldu.
Orxan Selimzade (c)